Sıkça Karıştırılan Sözler

 
 Söz    


mahsur  mahzur    maiyet  mahiyet    mani  mâni    meşruiyet  meşrutiyet    metin  metîn    muhabere  muharebe    muhasebe  musahabe    mürteci  mülteci    mütehassis  mütehassıs    mütevazi  mütevazı    nakil  nâkil    nazım  nâzım    nefis  nefîs    nüfus  nüfuz    olasılık  olanak    oldukça  çok, çok fazla    öğretim  öğrenim    özel  özgü    sadır  sâdır    sari  sâri    seri  seri:   

deyim

  a. Genellikle gerçek anlamından az çok ayrı, ilgi çekici bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbeği, tabir: "Bu deyim seni korkutmasın. Çünkü fazlasıyla basit bir şeyden bahsediyorum." -İ. O. Anar.


deyiş

  a. 1. Deme, söyleme işi: "Peki deyişleri de akılları yattığı için değil, korkuları ağır bastığı için oldu." -T. Buğra. 2. Söyleme biçimi, anlatım biçimi, üslup. 3. Bir kimsenin bir konuyla ilgili anlattıkları, ifade. 4. ed. Halk şiiri, halk türküsü: "Karacaoğlan'ı okudukça deyişin önemini daha iyi anlarız." -N. Ataç. 5. müz. Semahla birlikte yalnızca bağlama eşliğinde ağır tempoda söylenen bir tür beste.