Sıkça Karıştırılan Sözler

 
 Söz    


mahsur  mahzur    maiyet  mahiyet    mani  mâni    meşruiyet  meşrutiyet    metin  metîn    muhabere  muharebe    muhasebe  musahabe    mürteci  mülteci    mütehassis  mütehassıs    mütevazi  mütevazı    nakil  nâkil    nazım  nâzım    nefis  nefîs    nüfus  nüfuz    olasılık  olanak    oldukça  çok, çok fazla    öğretim  öğrenim    özel  özgü    sadır  sâdır    sari  sâri    seri  seri:   

hak, -kkı (doğruluk), hak, -kki (oyma), Hak, -kk’ı (Tanrı)

 Hak, -kk’ı (Tanrı) öz. a. din b. Tanrı: "Hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklal." -M. A. Ersoy.
hak, -kkı (doğruluk) (I) a. 1. Adalet: Haktan ayrılmamalı. 2. Adaletin, hukukun gerektirdiği veya birine ayırdığı şey, kazanç: "Üstelik adli tatil olduğu için hak sahipleri bekleşirler." -B. Felek. 3. Dava veya iddiada gerçeğe uygunluk, doğruluk: Bu davada hak görmüyorum. 4. Verilmiş emekten doğan manevi yetki: Ana hakkı ödenmez. 5. Pay: Makas hakkı. Komşu hakkı. 6. Emek karşılığı ücret. 7. sf. Doğru, gerçek: "Karacaoğlan der ki sözüm haktır." -Karacaoğlan.
hak, -kki (oyma) (II) a. esk. 1. Maden, ağaç, taş üzerine elle yazı veya şekil oyma, kazı: Mühür hakki. 2. Kâğıttaki yazıyı kazıma, kazı: Resmî kâğıtlarda hak ve silinti yasaktır.


hâk, -ki

  a. (hâ:k) esk. Toprak.