Sıkça Karıştırılan Sözler

 
 Söz    


bekar  bekâr    berat  beraat    bilakis  bilhassa    cefakâr  cefakeş    çekimser  çekingen    dahi  dâhi    dahil  dâhil    delalet  dalalet    depremin şiddeti  depremin büyüklüğü    deyim  deyiş    doyumsuz  doyulmayan    emir  emîr    etkin  etken    eyer  eğer    fani  fâni    folklor  halk oyunları    geçtiğimiz hafta  geçen hafta    gerçekleşen  meydana gelen    hak  hâk    hakim  hâkim    hakimane  hâkimane   

hakim

  sf. (haki:m) esk. 1. Bilge. 2. din b. Her şeyi bilen (Tanrı).


hâkim

  sf. (ha:kim) 1. Egemenliğini yürüten, buyruğunu yürüten, sözünü geçiren, egemen: "Arkasında yavaş fakat çok hâkim bir ses işitmişti." -A. Gündüz. 2. Başta gelen, başta olan, baskın çıkan. 3. Duygu, davranış vb.ni iradesiyle denetleyebilen (kimse): "Bir kere sinirlerine bu kadar hâkim oyuncu görmedim." -H. Taner. 4. Yüksekten bir yeri bütün olarak gören: Denize hâkim bir köşk. 5. a. huk. Yargıç: "Bir hâkimin çok ciddi, bir satıcının çok mültefit, bir askerin çok otoriter olması meslekleri icabıdır." -M. Kaplan. 6. Baskın.