Sıkça Karıştırılan Sözler

 
 Söz    


mahsur  mahzur    maiyet  mahiyet    mani  mâni    meşruiyet  meşrutiyet    metin  metîn    muhabere  muharebe    muhasebe  musahabe    mürteci  mülteci    mütehassis  mütehassıs    mütevazi  mütevazı    nakil  nâkil    nazım  nâzım    nefis  nefîs    nüfus  nüfuz    olasılık  olanak    oldukça  çok, çok fazla    öğretim  öğrenim    özel  özgü    sadır  sâdır    sari  sâri    seri  seri:   

adına

  zf. Bir şeyin veya bir kimsenin namına, hesabına, yerine: "Haklı bir öfke adına da olsa bir insandan aklını yüreğinden ayırması istenemez." -S. Eyuboğlu.


için

  e. 1. Amacıyla, maksadıyla: "Ukalalık yapmamak için bütün gayretine rağmen yine de o düşündüğünü yapmıştı." -S. F. Abasıyanık. 2. Neden ve sonuç belirten bir söz: "Hastanın uykuda olduğunu söylemesi sırf vakit kazanmak içindi." -R. N. Güntekin. 3. -den dolayı, -den ötürü: "Bu büyükşehirde ona ilk hitap eden adam olduğu için ona yüreğini açmak ihtiyacını duyuyordu." -Y. K. Karaosmanoğlu. 4. Özgü, ayrılmış: Sizin için bir kitap getirdim. 5. Düşüncesince, kendince, göre: "Bizim için çok enteresan bir şeydi bu yeni icat." -B. Felek. 6. Hakkında: "Gel gör ki dilimin ucunda kağnı var. Kağnılar için de bir çift sözüm var." -B. R. Eyuboğlu. 7. Oranla, göz önünde tutulursa: Bu şapka senin için büyük. 8. Karşılığında, karşılık olarak: Bu eşyalar için kaç lira ödediniz? 9. Uğruna, yoluna: "Neler yapmadık şu vatan için." -O. V. Kanık. 10. Süre belirten bir söz: "Açık söyleyeyim, size birkaç gün için sığındım." -A. Gündüz. 11. Ant deyimleri yapan bir söz: Namusum hakkı için. Çocukların başı için.