Sıkça Karıştırılan Sözler

 
 Söz    


bekar  bekâr    berat  beraat    bilakis  bilhassa    cefakâr  cefakeş    çekimser  çekingen    dahi  dâhi    dahil  dâhil    delalet  dalalet    depremin şiddeti  depremin büyüklüğü    deyim  deyiş    doyumsuz  doyulmayan    emir  emîr    etkin  etken    eyer  eğer    fani  fâni    folklor  halk oyunları    geçtiğimiz hafta  geçen hafta    gerçekleşen  meydana gelen    hak  hâk    hakim  hâkim    hakimane  hâkimane   

sıcaklık, -ğı

  a. 1. Sıcak olan şeyin durumu, etkisi veya sıcak olan şeyin niteliği, hararet: Sobanın sıcaklığı. 2. Bir araçla veya cihazla ölçülebilen ısı derecesi, suhunet: Havanın sıcaklığı. 3. Hamamlarda yıkanılan sıcak yer. 4. mec. Sevgi, içtenlik ve sevimlilik: "Türkçesinde bir tutukluk vardır ama anlatımındaki sıcaklık bütün aksaklıkları bir anda silip yok eder." -S. Birsel.


ısı

  a. 1. fiz. Bir cismin uzamasına, genleşmesine, buharlaşmasına, erimesine, sıcaklığının artmasına yol açan fiziksel enerji: Isı, atomlar arası çekim gücünü yenerek maddenin hacmini arttırır. 2. Doğal vücut sıcaklığı, hararet: İnsan vücudunun doğal ısısı 36,5 °C'dir. 3. Fiziksel bir olaya dayalı, belirli bir ölçü üzerine kurulmuş olan sıcaklık ve soğukluk derecesi.