Sıkça Yapılan Yanlışlara Doğrular

 
Sözlük'te  


.:: Türk Dil Kurumu - Sıkça Yapılan Yanlışlara Doğrular ::.
ıskonto  x   iskonto  §Istanbul, İstambul  x   İstanbul  §içki kullanmak  x   içki içmek  §ikâmetgah  x   ika:metgâh  §ilizyon, ilüzyon  x   illüzyon  §inkilap  x   inkılap  §insiyatif  x   inisiyatif  §iskâmbil  x   iskambil  §iskan  x   iskân  §isti:fa  x   istifa:  §istihba:ratlar  x   istihba:rat  §istihkam  x   istihkâm  §itiba:ren  x   i:tiba:ren  §itibariyle  x   i:tiba:rıyla  §itiraz  x   i:tiraz  §ivedi:  x   ivedi  §izalasyon  x   izolasyon  §


fullemek xdoldurmak
    (-i) 1. Dolmasını sağlamak, dolu duruma getirmek: “Bunu bilmek içimi kederle dolduruyordu.” -A. Ağaoğlu. 2. Araç deposunu akaryakıtla tamamen dolu duruma getirmek. 3. (nsz) Ateşli silahların içine mermi sürmek: “İki tabanca getirdiler, takır takır doldurdular.” -F. R. Atay. 4. (nsz) Bildirge, çizelge, fiş vb. basılı kâğıtların boş yerlerini tamamlamak: “Osmanlı tabiiyetini haiz Müslim diye, yol tezkeresi doldururlardı.” -Ö. Seyfettin. 5. Yaşını, yılını bitirmek: “Yirmi yaşını dolduralı bir iki seneden fazla olmamıştı.” -O. V. Kanık. 6. Ses, koku yayılıp kaplamak: “Odanın içini kızarmış bir ekmek kokusu doldurmuştu.” -S. F. Abasıyanık. 7. Belirli bir süreyi kaplamak, almak: “Balıkçılara yardım etmek bütün zamanını doldurmayınca kentin içerilerine, gecekondu mahallelerine gitti.” -A. Kutlu. 8. (-le) mec. Canlılık kazandırmak: “Evi sade sesiyle değil, vücudu ile de doldurdu.” -H. Taner. 9. mec. Birini, başkası için kötü düşünecek bir duruma getirmek: “Ah, biliyorum, biliyorum seni o gece doldurdular.” -Y. K. Karaosmanoğlu.